İslamlı Köyü

Bugün: 6 Eylül 2010

Sık kullanılanlara ekle - Anasayfan yap






Editör yazı-yorum
Yazan editor: [ Serhat ATEŞ ] Editöre mesaj gönder
Bütün haberlerini listele
Bütün yazı-yorumlarını listele

Ahmet Şahin Bey negüzel açıklamış Her doğru her yerde söylenmeli mi?
Ahmet Şahin Bey negüzel açıklamış
Her doğru her yerde söylenmeli mi?


Her doğru her yerde söylenmeli mi?
Okuyucum dışarıdan seyrettiği bir tartışmada, bir tarafın hiddet ve şiddetine bakınca bana bir zarar verebilirler diyerek kanaatini söylemekten çekinmiş, sonra da yanlış mı yaptım acaba, muhtemel zararı göze alarak bildiğim doğruyu söylemeli miydim, diye tereddüde düşüp bize sormuş

- Gelmesi muhtemel zararları göze alarak bildiğim doğruyu mutlaka söylemeli miydim, demiş


Bu konuda bir hadis bize şöyle bir ölçü veriyor:

- Ya hayır söyle, ya da sükût eyle! Yani söyleyeceğin doğru hayra vesile olacaksa durma hemen doğruyu söyle
Şayet hayra sebep olmayacak da zarar görmene vesile teşkil edecekse sükût eyle, bir şerre ve zarara sebep olma

Konuya baştan böyle bakmak, böyle düşünmek de mümkündür


Doğruyu söylemede ısrar konusunda şöyle bir misal de nakledilir irşat kitaplarında


Adamın biri: "Nerede olursa olsun ben gördüğüm doğruyu mutlaka söylerim, asla geri kalmam
" diye iddiada bulunuyormuş Kendisini ikaz etmişler:

- Her doğru her yerde söylenmez
Tepkiye sebep olacak doğru bazen eğri sonuçlara sebep olur, demişler Ama dinlemiyormuş: "Ben sözümü dudaktan, gözümü de budaktan esirgemem, doğruyu gördüm mü hemen yapıştırırım " diye diretiyormuş

Bir gün bir adamın şahide ihtiyacı olmuş, hep doğruyu söylerim diyen adamı mahkemeye götürüp kadı efendinin karşısına dikmiş
Bizim doğrucu bakmış ki, kadı efendinin bir gözünde sargı var, gözünün biri görmüyor tek gözle bakıyor kendisine;

- Selamün Aleyküm kör kadı, deyip oturmuş
Kadı da kızıp, 'Atın şu münasebetsiz herifi içeriye!' diyerek hapsi boylatmış Hapishanede çevresini saran mahkûmlar ısrar etmişler,

- 'Hangi suçtan dolayı hapse atıldın?' diye
O da omuzlarını silkerek cevap veriyormuş:

- 'Ben suç falan işlemedim, sadece doğruyu söyledim, Selamün Aleyküm kör kadı, dedim, o da beni hapse attı
' Mahkumlar gülüşmüşler:

"Efendi, demişler, her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir
İşte böyle münasip olmayan yerde söyleyeceğin bir doğru, münasip olan yerlerde söyleyeceğin birçok doğrulara da mani olur, şahitlik bile yapamaz hale gelirsin! Keşke o gereksiz doğruyu söylemesen de şahitliğini yapsan, bir haksızlığı önleseydin " temennisinde bulunmuşlar

Bundan dolayı, "her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir!" diyen âlimlerimiz olmuştur


İmam-ı Birgivi Tarikat Tekmile'sinde:

- Sana zarar verecek kişiyle karşılaşırsan zararından korunacak şekilde muhatap olman haram değil, belki müstehaptır, diyerek 'İnsanları idare ile emir olundum' hadisini hatırlatıyor


Hafız-ı Şirazi'nin meşhur sözünü de burada nakleden Birgivi şöyle diyor:

- Akıllı insan dostlarına ikram edip, düşmanlarını da idare edendir!

Şu olayı da misal olarak zikretmektedir


- Efendimiz'in (sas) kapısına gelen bir kişi içeriye girmek için izin istemişti de, gelenin kim olduğunu sorunca, falan aşiretin adamıdır, denmiş: - O şerli kimsedir buyursun gelsin! diyerek, güler yüzle karşılamıştı
Çıkıp gittikten sonra sormuşlardı:

- Hem aşiretin şerli adamıdır buyurdunuz, hem de güler yüzle muhatap oldunuz? Buyurmuştu ki:

- İnsanların şerlisi, şerrinden korunmak için idare edilmelidir!

Demek ki, size zarar vereceğini düşündüğünüz kimselerle iyi münasebet içinde muhatap olup düşmanlık meydana getirecek sözlerden kaçınmakta isabet vardır
Bu ikiyüzlülük de değildir İlle de iyi münasebeti yok edecek sözler söyleyerek arayı açmak gerekmez

İmam-ı Birgivi Hazretleri burada, "Acı da olsa hakkı söyle" hadisini izah ederken diyor ki:

- Şayet sana ve başkasına bir zarar gelmeyecekse hakkı söyle! Ama şiddetli bir zarar gelecekse susup idare etmek günah değil, belki bazı yerlerde müstehap bile olabilir


Birgivi Hazretleri, gelecek zararı anlatırken de misal vermekte ve görevinden seni uzaklaştırmak yahut da bulunduğun beldeden istemediğin bir beldeye sürmek gibi zararlara sebep olacak doğrulardan kaçınmak da caizdir, demektedir


Ama bir zarar gelmeyecekse, sen sadece herkes beni sevsin, diye doğruyu söylemekten çekiniyorsan bu idare değil, müdahanedir
Günahtan başka bir şey değildir Zaten bir insanı herkesin sevmesi de hayra alamet değildir Çünkü insanın mutlaka çekemeyenleri, beğenmeyenleri, takdir etmeyenleri olacaktır

Bir adamı bütün insanlar methediyor, kimse aleyhinde olmuyorsa bilin ki o insan bir müdahanecidir, gelen ağam giden paşam zihniyetinde biri olmalı ki, herkese kırmızı boncuk dağıtıp kendinden memnun etmeye yönelmiş
İnanmış insan böylesine bir müdahaneciliğe giremez Büyük zarar gelmedikçe hakkı söylemekten geri durmaz

Sözün özü: Ya hayır söyle, yahut da sükut eyle!
Alıntı: Ahmed ŞAHİN



  KONUŞMA ADABI



1-Kendimizin konuşabileceği gibi diğer insanlara da konuşma hakkı tanınmalıdır.


2-Başkası konuşurken dinlemeli,daha lafını bitirmeden sözünü kesmemelidir.


3-Büyüklere konuşurken “Siz” diye hitap edilmelidir.


4-Herhangi bir toplulukta,söz almadan konuşulmamalıdır.


5-Canımızı sımış birisine karşılık verirken nazik ve kibar olmalıyız.
6-Konuşurken başkalarını rahatsız edecek şekilde konuşulmamalıdır.


7-Bir şey isteneceği zaman karşımızdaki kimsenin o andaki durumu göz önünde bulundurulmalıdır.


8-Bize bir iyilik yapılmışsa teşekkür etmeliyiz.


9-Daima samimi hava içinde olmalıyız,yapmacık hareketlerden kaçınmalıyız.


10-Etrafımızdakileri ilgi ile dinlenecek mevzular bulmalı,konuşurken güzel kelimeler seçmeliyiz.


11-Toplulukta faydalı ve bilgi ile konuşmak gerekir


12-Konuşmalarımız kısa ve öz şekilde olmalıdır.


13-Konuşurken kendimizden söz etmemeli,başkaları ile ilgili ileri geri konuşmamalıdır.


14-Bir kimseye özel hayatı ile ilgili sorular sorulmamalıdır.


15-Gereksiz yere hiçbir şiddet davranışa kapılmamalıyız.


16-Konuşurken bağırarak değil de,normal bir tonda acele etmeden ve heyecana kapılmadan anlatmalıyız.


17-Kalabalık yerlerde konuşurken hiç kimseye “canım,gülüm” vs. gibi samimi hitaplar sarfedilmemelidir.


18-Resmi ziyaretlerde ise anlatılmak istenilen şey evvelce zihinde tasarlanarak kısaca söylenmelidir.Çünkü resmi ziyaret süresi kısadır.


19-Karşımızdakilerle yaşına ve seviyesine göre konuşmak lazımdır.


20-İyi bilmediğimiz meseleler hakkında söz söylememeliyiz.


21-Küçüklerle konuşurken mümkün olduğu kadar ciddi hareket etmelidir.


22-Bir kimse ile konuşurken arada mesafe bırakmalıyız.


23-Gizli,özel konuşacağımız varsa,yalnız kaldığımızda ya da sakin bir yere giderek konuşmalıyız.



 



 

25 Nisan 2009 - 10:58:30 - 499 günlük
Ekleyen editör:
Serhat ATEŞ

Okuyan: 125 Yorumlayan: 0 Yazdır


Bu yazı-yorum için henüz yorum yapılmamış veya yorum onaylanmamış.

[ Yorum yap ]
 


HABER ARA



Detaylı arama




ONLİNE EDİTÖRLER

Sitede hiç editör yok / Son 5 dk. içinde

 


İslamlı Köyü
En iyi görüntü için; ekran ayarınız 1024x768 olmalıdır.